Dün, Bugün, Yarın

İnsan, göçebedir. 
Dünü, bugünü ve yarını arasında… 

Zor gelir bu göçebelik. Zira sadece bedenle değildir göçebe olmak. Zihni ve gönlü de göçebedir insanın. En zoru da budur zaten. Bir insan hayatını ele alalım mesela;
Bugünü yaşar ama aklı hep dündedir. Yahut yarını düşlemekle geçmektedir bugünü. Günü yaşamaktansa düne ve yarına takılıp kalmaktadır. Kalbi, zihni, düşünceleri ve duyguları…
Ya pişmandır dün yaptıklarından dolayı ya da yarını planlamaktadır daha iyi yaşayabilmek adına. Ya keşkeler yığını arasında boğulmaktadır bugünü yaşarken yahut yarına dair planlar yapmaktadır devamlı. Oysa, bilse ki keşkelerin bir fayda sağlamadığını; yaşardı bugünü yeni bir keşke eklemeden ömrüne. Ve de yarına dair kurulan hayallerin ve yapılan planların yaşanma garantisinin olmadığını bilse, bugününü ona göre inşa ederdi.

Gün, bugündür canım okur. Gün, bugündür!

Ne dünde takılıp kalalım, ne de yarınla büsbütün meşgul edelim kafamızı. “Anı yaşa!” sözü var ya, tam da öyle.
Ama gelişigüzel değil elbette!
Bu günü dünde kalan pişmanlıklardan arındırarak ve yarına garantimizin olmadığını bilerek yaşamalı…
Durun hemen kızmayın yahu!
Size hayal kurmayın demiyorum. Demem de, bolca kuran biri olarak… Diyemem.
Kurun elbet!
Hayallere giden yolu bugün inşa etmeye başlayarak ama,
Yarın olacak mı bilmiyoruz diye de umutsuzluğa kapılmadan,
Bugünü heba etmeden,
Geçmişimizle yargılamadan kendimizi,
Gelecek için hazırlıksız koymadan bugünü…
Velhasıl;
Gün,
Bugündür…
Her şeyiyle.
Bugünümüz dünü düşünmeden geçirdiğimiz musmutlu,
Yarının telaşına düşmediğimiz huzurlu bir gün olsun her daim.



BirŞiir

BirTavsiye

BirŞarkı

20’DEN ÖNCE 20 / ETKİNLİK




Ertelemek;
Yitirmektir bir nevi. 
Sevinci, tatlı heyecanları, güzel anıları, beraberinde getirdiği mutlulukları…
Ama ne yitirmek! 
Telafisi olmayan, hüznü ve keşkeleri peşine takıp getiren, mutsuz bir insan bırakan geride.
Korkunç değil mi? Erteleyerek -yapacak güç ve imkan kendimizde olduğu halde- ne çok şey kaybedebileceğinin farkına bir an önce varmalı insan.
Gelin bu kayıpların birlikte önüne geçelim. Ne dersiniz, bence harika olur.




Tam da bu noktada devreye Elifim giriyor. Tüm orjinal fikirler ondan çıkıyor bana göre 🙂 Kendisi tüm bu yitirmeleri aza indirgemek ve keşke yapsaydım dememek adına 2020’den önce yapmayı isteyeceği 20 maddelik bir liste oluşturmuş. Ve bizleri de bu etkinliğe davet ediyor. Kararlı ve azimli olmak şart. Ki sonuna kadar gidebilelim inşaAllah. 
Detaylı bilgileri buraya tıklayarak onun yazısından da öğrenebilirsiniz.









Gelelim benim listeme;
#ikibin20’denonce20

  1. Kabe’yi görmek
  2. Mini bir kaktüs serasına sahip olmak
  3. Daktilo edinmek
  4. Bir koleksiyona sahip olmak
  5. Naif bir sanatla uğraşmak
  6. Ağaç dikmek
  7. Bir enstrüman çalmayı öğrenmek
  8. Açık hava sinemasına gitmek
  9. Gönüllü olarak bir projede yer almak
  10. Sahafda bir gün geçirmek 
  11. Bisiklet ile ufak bir tura çıkmak
  12. Analog fotoğraf makinesi almak
  13. Kardeşlerimle tatile çıkmak
  14. İstanbul’u -tam anlamıyla- Elif’imle gezmek
  15. Bir dili konuşacak kadar öğrenmek
  16. Uzun bir yolculuğa çıkmak
  17. Bir yılda 1000 kitap okumak
  18. Sevdiğim bir yazarla tanışmak
  19. Donanımlı bir kitaplığa sahip olmak
  20. Yüksek lisans hayalimi gerçekleştirmek


    "Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, 
    bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? 

    Yaşamı düz bir çizgide tut-mak tükenmektir.




    Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı




    aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe,

        alışkanlıkların, sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, 

    yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?"